Tüm uyaranlar artmış ve beynim yorulmuşken duymak istemiyorum bu gece hiçbir sesi. İstiyorum ki sokak lambası sönsün, asfalt sesleri durulsun, konuşmalar azalsın, gördüklerim silinsin... İstiyorum ki yaşamak bir an olsun dursun. Yalnızca dinleneyim. Küçücük pencereme sığan sokak, küçücük sokağa sığan gökyüzü ve şu küçücük gökyüzüne sığan evren yalnız bir an için yavaşlasın. İçimde başlayan savaşlara başka bir çare bulamıyorum bugün. İçimde yaşattığım kargaşa beni ezerek evrene dağılıyor sanki. Hayalime sığmayan dev gezegenler eziliyor, yıldızlar sönüyor... Gürültüler, renkler ve kargaşa büyüyor. Bense aksine küçülüyorum, yok olurcasına. İstiyorum ki bu kaos bir an için dursun. İstiyorum ki şu sokak kedisi beni anlasın.
Gecenin ilerleyen saatlerinde sessiz ve yorgunum sadece. Düşünmem gereken onca yükün ağırlığı dert olmuş içimde, inat edercesine gözlerim gökyüzünde. Sigaralar tüketerek yalnızca susuyorum kendime. Yalnızlıktan çatlamış ellerimle oturuyorum öylece. Uykusuzluğun zihnimde açtığı kargaşaya, sessizliğin oluşturduğu hüzne, yazmanın verdiği yorgunluğa, sokağın loş aydınlığına, sigaramın dumanına ve en çokta kendime bıraktım kendimi. Beynimin içi uğultular ve ışıklarla doluyken bedenim aksine uyuşmuş ve yorgun bugün. Kendime yeminler ediyorum, kimseye inanmadığım için. Kendime sözler veriyorum, kimseye güvenmediğim için. Kendimce susuyorum, kimsem olmadığı için. Ben bu gece kendimce yaşıyorum, yaşamanın anlamı kalmadığı için...