11 Eylül 2021 Cumartesi

Düşüş.

   Kuytu, karanlık ve sessizlik. Geceleri en çok bu yüzden seviyorum. Yalnız kalmak acıyı sakinleştiriyor. Saatin çıkardığı tiktak sesleri dışında odamda ses yok. Bazen kendi nefesimi duyuyorum. İnsan kendi nefesini duyacak kadar yalnız olmamalı bazı zamanlarda.
   Tanıdığım yüzlerin tamamı yabancı bana. Aklımdan geçenler konuştuğum cümlelerden hayli uzakta. Bu yüzden sessiz kalmayı seviyorum. Düşüncelerim büyüyor. Onlar büyüdükçe beynim de her şey yankılanmaya başlıyor. Bazen sığamıyorum zihnime. Belki diyorum anlatmak lazımdır bazı şeyleri. İnsan düşüncelerinde boğulacak kadar sessiz olmamalı bazen.
   Işıkları açık tutuyorum, penceremden karanlığı izliyorum. Öylece duruyorum bazen. Hareket etmeden, konuşmadan, düşünmeden... İnsanların hayat koşuşturması, üzüldüğü gereksiz detaylar, anlamsız sevinçleri ve saçma sapan mimikleri. Hepsini izlemek daha kolay geliyor acılarla boğuşmaktan. Ama onlar yanıbaşımdayken bile yoklar. Bazen kimse beni tanımıyormış gibi hissediyorum. Konuşacak birini arıyorum, çevremdekiler anlamsızca bakıyorlar sadece. Herhangi birini arıyorum, kimse cevap vermiyor bana. Yalnızlığıma bakıyorum. Düşüncelerimi toparlayıp nefes alıyorum. Zihnimle baş başayken yatağıma uzanıyorum. Tekrar derin bir nefes. Baş dönmesi eşlik ediyor bana. Tatlı bir sarhoşluk hali... Kendimle konuşuyorum. En çok böyle anlarda yakınım kendime. En çok kalabalıkta uzaklaşıyorum benliğimden. Kendimle yakın olmayı seviyorum. Yalnızlık alışkanlığım. Ama tek başına olmak bazen can sıkıcı geliyor bana. 
   Ben bugün yine tek başıma kalktım bir düşüşten.

Perdeler ve Yaşam

Işık süzülüyor camdan odama. Dağınık eşyalar, loş bir ışık, karmaşık gökyüzü, kızıl gün batışı... Birazdan karanlık çökecek, evlerin ışıklar...