24 Mayıs 2021 Pazartesi

Gece.

     Gecenin en acımasız saatlerinde penceremden sokağı izliyorum yine. Tepeden tüm ışığı ile sessiz sokağı aydınlatan sokak lambası yanmıyor bugün. Geceyi aydınlatan tek şey sigaramın ucundaki belli belirsiz ateşken karanlık büyüyerek yutuyor beni. Karanlıkta göremediğim kaldırımları ezberimden yürüyorum sanki. Sigaramın dumanı dağılarak gökyüzüne karışırken onu göremiyorum. Ama rüzgar gibi dumanı da yüzüme çarparak geçiyor şimdi önümden. Hayatımın karanlık dönemleri gibi, görünmüyor bu gece bana şehir.
     Eskilere gitmekten hoşlanmasamda bir sabah uyandığımda görmek istediklerim koca beton yığınları ve bir sürü biçimsiz kaldırımdan çok daha fazlası yine bugün. Hiç değişmeyen olayların, her gün değiştirdiği benliğime sakin bir bakış atıyorum. Herkesin uyuduğu bu saatlerde daha fazla hakimim bu şehre.
     Elde ettiklerimden çok edemediklerime bakıyorum bugün. Dışarıdan göründüğü gibi olmayan olayların hepsiyim bugün. Sessizliğin huzuruna muhtaç bir şekilde bakıyorum bu kez dünyaya, bu şehre, bu sokağa... Penceremden ayrılmadığım geceler her şey çok daha karmaşık bir o kadar da basit gibi geliyor gözüme. Sessizce silinmek istiyorum bu gece de.
    Sessizce silinmek... Bu şehire fazla geliyor benliğim. Tanrım beni duyuyor olduğuna inanmaya ihtiyacım var bu gece.

Perdeler ve Yaşam

Işık süzülüyor camdan odama. Dağınık eşyalar, loş bir ışık, karmaşık gökyüzü, kızıl gün batışı... Birazdan karanlık çökecek, evlerin ışıklar...